Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarında Zaman Aşımı Uygulanması
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi GörüntüleEkli belgenin metni: Makale (PDF)
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ALACAKLARINDA ZAMAN AŞIMI UYGULANMASI
Sosyal Güvenlik Kurumunun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zaman aşımına tabidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren zaman aşımı on yıl olarak uygulanmaktadır.
Bu alacaklar için 89. madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88. maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.
Sigorta Primi ve İşsizlik Sigortası Primlerinde Zaman Aşımı 506 sayılı Kanunun mülga 80 inci maddesinin 3917 sayılı Kanunla 8/12/1993 tarihi itibariyle değiştirilmesi ile birlikte, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakları yönünden 8/12/1993 tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulamasına geçilmiş, ödeme vadesi 8/12/1993 ve sonrasında sona eren Kurum alacakları, 6183 sayılı Kanunun 102. maddesinde öngörülen zaman aşımı hükümlerine tabi tutulmuştur. 506 sayılı Kanunun mülga 80. maddesinde 6/7/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 6183 sayılı Kanunun 102. maddesi hükmünün uygulanması hariç tutulmuş ve bu nedenle Kurum alacaklarının zaman aşımı süresinin hesaplanmasında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmasına ilişkin uygulamaya ödeme vadesi 5/7/2004 tarihi itibariyle sona eren alacaklarla birlikte son verilmiştir. 5198 sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanunun mülga 80 inci maddesinde yapılan düzenleme ile birlikte ödeme vadesi 6/7/2004 ila 30/9/2008 tarihleri arasında sona eren alacakların zaman aşımı süresi yönünden, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda herhangi bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle yine genel hükümlerde yer alan, başka bir ifade ile Borçlar Kanunundaki zaman aşımı süreleri uygulanır hale gelmiştir. Buna göre, ödeme vadesi 30/9/2008 veya öncesinde sona eren sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin zaman aşımı süresi, ödeme vadesi; -7/12/1993 ve öncesinde sona eren alacaklar için, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl,
- 8/12/1993 ila 5/7/2004 tarihleri arasında sona eren alacaklar için, 6183 sayılı Kanun hükümlerine istinaden, alacağın ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl, - 6/7/2004 ila 30/9/2008 tarihleri arasında sona eren alacaklar için, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl, olarak dikkate alınacaktır.
Ödeme Vadesi 1/10/2008 veya Sonrasında Sona Eren Prim Alacakları Yönünden 5510 sayılı Kanunun 93. maddesinin, İkinci fıkrasında; “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zaman aşımına tâbidir. Bu alacaklar için 89 uncu madde gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.”
Dördüncü fıkrasında; “Zaman aşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zaman aşımı nedeniyle prim ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri düşer.” hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, ödeme vadesi 1/10/2008 veya sonraki bir tarihte sona eren sigorta primi ve işsizlik sigortası primi alacakları, yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren on yıllık zaman aşımı süresine tabi tutulacaktır. Mahkeme kararına, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden düzenlenen prim belgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin tahsilinde dikkate alınacak zaman aşımı süresi 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında “… Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zaman aşımı on yıl olarak uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, sigorta primi ve işsizlik sigortası primi alacağı, - Mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise zaman aşımı süresi, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, - Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise zaman aşımı süresi, rapor tarihinden, - Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise zaman aşımı süresi, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten, - Bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise zaman aşımı süresi, bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten, itibaren başlatılacaktır.
Dolayısıyla, belirtilen şekilde tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin zaman aşımı süresi, alacağın ödeme vadesinin sona erdiği tarihe göre değil, yukarıda belirtilen tarihler dikkate alınarak belirlenecektir. Mahkeme kararına, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden düzenlenen aylık sigorta primleri bildirgelerinden/aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primlerin tahsilinde dikkate alınacak zaman aşımı süresi, alacağın ödeme vadesinin 1/10/2008 tarihinden önce veya sonra sona erdiği üzerinde durulmaksızın, mahkeme kararının kesinleştiği tarihte/rapor tarihinde/kamu idarelerinin denetim elemanlarınca düzenlenen rapor sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihte veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerin Kuruma intikal ettiği tarihte geçerli olan kanun hükümleri dikkate alınarak, ilgili kanunlarda öngörülen zaman aşımı süreleri esas alınarak belirlenecektir. İşverenlerce yasal süresi dışında Kuruma verilen ve işleme alınıp alınmayacağının tespiti amacıyla denetime sevk edilen aylık prim ve hizmet belgelerinin yapılan denetim sonucunda işleme alınmasına karar verilmesi halinde, bu nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden primler için de zaman aşımı süresi rapor tarihinden itibaren başlatılacaktır.
Zaman Aşımına Uğramış Kurum Alacakları Hakkında Yürütülecek İşlem Zaman aşımına uğramış borçla ilgili olarak artık borçlu hakkında icra ve haciz yoluna başvurulamamakta dolayısıyla zaman aşımına uğramış olan alacak, alacaklı için alacak hakkını (borçlu için de borçluluk niteliğini) sona erdirmeyip onu "eksik bir borç” haline dönüştürdüğünden, diğer bir ifade ile ilgili kişilerin borçlarını ortadan kaldırmadığından bu kişiler Kuruma karşı halen borçlu sayılmaktadır. Bu nedenle zaman aşımına girmiş borçlar;
-Kurumca verilecek borcu yoktur yazılarında veya Kurum ve Kuruluşlarca yapılacak borç sorgulamalarında, -Kurumca uygulanan teşvik, destek ve indirimlerde, -Primlerini kendileri yararlanılmasında,
ödeyen
sigortalıların
sağlık
hizmetlerinden
-KDV Mahsubu ile prim ödenmesinde kullanılan "Borç Döküm Formunda", işverenin/sigortalıların borcu olarak dikkate alınmakta, Ayrıca ihale konusu veya özel bina inşaatlarında yapılan araştırma işlemi sonucunda saptanan fark işçilik borçlarının işverene tebliği üzerine söz konusu borçların işverence zaman aşımına girdiği ile ilgili itiraz edilmesi durumunda bahse konu bu borçlar ödenmeden ihale konusu işlerde teminatın iadesi ve özel bina inşaatlarında ise iskan için ilişiksizlik belgesi verilmemektedir.
6183 sayılı Kanunun 23. maddesine göre Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince reddiyat yapılması durumunda anılan maddenin birinci fıkrasına göre yapılacak mahsuptan sonra Kurumun zaman aşımına girmiş prim alacakları dahil prim ve diğer alacaklarından muaccel olanlara mahsup yapılacaktır."
İdari Para Cezalarında Zaman Aşımı İdari para cezasına konu fiil, ilgili kanunlar ile verilen yükümlülük yerine getirilmediği zaman işlenmiş sayıldığından, gerek 506, gerekse 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, idari para cezasına konu fiili, yükümlüklerini yerine getirmeleri gereken sürenin son günü itibariyle işlemiş sayılmaktadır.
Burada hemen bir hususu açıklamakta yarar var. Belgelerin verilmesi gereken ya da diğer bir ifadeyle yükümlülüklerin yerine getirilmesi gereken son gün hem vadenin son günü hem de fiilin işlenme tarihi olmaması gerekir. Ancak sigorta primine esas kazançlar eski yıllarda yılda iki kez tespit edildiğinden ve idari para cezaları da her yılın ocak ve temmuz aylarında yürürlüğe giren yeni spek (asgari ücret) üzerinden tahakkuk ettirildiğinden uygulanacak olan idari para cezalarında işverenler lehine uygulama yapabilmek bakımından (örneğin aralık ayının belgesinin yasal süresinde verilmemesinin cezası 1 ocak tarihi olacağından yeni asgari ücret üzerinden ipc uygulanmaması için ) hem vadenin son günü hem de fiil tarihi aynı gün olarak kabul edilmiştir. İdari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk ettiğinden, idari para cezasına konu fiilin tahakkuk zaman aşımına girip girmediği hususu, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan Kanun hükümlerindeki zaman aşımı süresi dikkate alınarak belirlenecektir. Bu nedenle idari para cezalarının tebliğe çıkartılmasından önce tahakkuk zaman aşımına girip girmediği hususu, fiilin işlendiği tarihten cezanın tebliğe çıkartılacağı tarihe kadar Kanunda öngörülen sürenin geçip geçmediğine bakılarak değerlendirilmektedir.
Tebliğe çıkartılacağı tarihte zaman aşımına girmiş olduğu anlaşılan idari para cezaları tebliğe çıkartılmayacağı gibi, tebliğe çıkartıldığı tarihte zaman aşımına girmemiş olmakla birlikte tebliğ edildiği tarih itibariyle zaman aşımına girmiş olan idari para cezaları da İdari Para Cezaları İtiraz Komisyonu kararı ile iptal edilecektir. İdari para cezalarının tahakkuk zaman aşımına girip girmediği hususunun tespiti sırasında, idari para cezasına konu fiilin işverenlerce kendiliğinden verilen belge veya bildirgelere istinaden ya da mahkeme kararına/denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere/bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden uygulandığı üzerinde durulmayacaktır.
30/9/2008 veya Önceki Bir Tarihte İşlenen Fiiller Yönünden Tahakkuk Zaman aşımı Süresi 506 sayılı Kanunun idari para cezalarını düzenleyen 140. maddesinde 3910, 4958 ve 5655 sayılı Kanunlarla değişiklikler yapılmış olup, 506 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak olan idari para cezalarının tahakkuk zaman aşımına uğramış olup olmadığı hususu, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan Kanundaki zaman aşımı süresine bakılarak belirlenecektir.
30/9/2008 Tarihi ve Öncesinde İşlenmiş Olan Fiiller Dolayısıyla Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarının Tahakkukunda Dikkate Alınacak Zaman aşımı Süreleri; - 9/7/1987 ila 11/5/1993 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı, bu tarihlerde konuyu düzenleyen herhangi bir yasal yasal düzenlemenin bulunmaması nedeniyle çeşitli yargı kararları uyarınca; beş yıl, - 12/5/1993 ila 5/8/2003 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı, 3910 sayılı Kanun uyarınca; on yıl, - 6/8/2003 30/9/2008 tarihleri arasında işlenen fillerden dolayı, 4958 sayılı Kanun uyarınca; beş yıl, olarak uygulanmaktadır.
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” Hükmünü içermektedir.
Kanunun bu hükmüne istinaden, idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanundaki zaman aşımı süresi ile sonradan yürürlüğe giren kanundaki zaman aşımı süresi farklı ise, Türk Ceza Kanunun 7 nci maddesine istinaden failin lehine olan kanundaki zaman aşımı süresinin esas alınması gerekmektedir.
Bu nedenle, - Fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanunda idari para cezalarının on yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun öngörülmesine rağmen, sonradan yürürlüğe giren kanunlarda idari para cezalarının beş yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü durumlarda, sonradan yürürlüğe giren ve failin lehine olan kanundaki beş yıllık zaman aşımı süresi, - Fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanunda idari para cezalarının beş yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu öngörülmesine rağmen, sonradan yürürlüğe giren kanunlarda idari para cezalarının on yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü durumlarda, sonradan yürürlüğe giren kanunda failin lehine bir düzenleme öngörülmediğinden, fiil tarihinde geçerli olan beş yıllık zaman aşımı süresi, dikkate alınacaktır.
1/10/2008 veya Sonraki Bir Tarihte İşlenen Fiiller Yönünden Tahakkuk Zaman Aşımı Süresi 5510 sayılı Kanunun 102.i maddesinin yedinci fıkrasında, “İdarî para cezaları on yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Zaman aşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak olan idari para cezalarının, en geç fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde tebliğ edilmesi gerekmektedir.
İdari Para Cezalarında Tahsil Zaman Aşımı Süresi İdari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zaman aşımı süresi, belgenin, işverenlerce kendiliğinden verilip verilmediği veya mahkeme kararlarına/denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere/kamu kurum ve kuruluşlarından alınan yazılara istinaden işverenlerce veya Kurumca re’sen düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın, tebliğ edilen idari para cezasının yasal ödeme süresinin son gününde geçerli olan kanun hükümlerine göre tespit edilecektir. Yasal ödeme süresinin son günü 30/9/2008 veya önceki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zaman aşımı süresi 506 sayılı Kanunun 140. maddesinde 6/8/2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 4958 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önce, idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi gerekmekte idi. Ancak 506 sayılı Kanunun 140. maddesinde 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda idari para cezalarının ödeme süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 güne çıkartılmıştır.
Bu itibarla; - 5/8/2003 veya önceki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün, - 6/8/2003 veya sonraki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün, olarak uygulanacaktır.
Bu bağlamda, yukarıda belirtilen süreler dikkate alınmak suretiyle idari para cezalarının ödeme süresinin sona erdiği tarihin, - 7/12/1993 veya önceki bir tarihe rastlaması halinde, tahsil zaman aşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl, - 8/12/1993 ila 5/7/2004 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zaman aşımı süresi, 6183 sayılı Kanun hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl, - 6/7/2004 ila 30/9/2008 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zaman aşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl, olarak dikkate alınacaktır.
Yasal Ödeme Süresinin Son Günü 1/10/2008 veya Sonraki Bir Tarihe Rastlayan İdari Para Cezalarının Tahsilinde Dikkate Alınacak Zaman aşımı Süresi 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin dördüncü fıkrasına göre idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde ödenmesi gerekmektedir. Yasal ödeme süresinin son günü 1/10/2008 veya sonraki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zaman aşımı süresi, 5510 sayılı Kanunun 93. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zaman aşımına tâbidir.” hükmüne istinaden, ödeme süresinin dolduğu on beşinci günü takip eden takvim yılı başından itibaren on yıl olarak dikkate alınacaktır.
Ölüm Halinde İdari Para Cezaları Hakkında Yapılacak İşlemler İdari para cezalarının düzenlendiği özel kanunlarda, cezaya muhatap olan kişilerin ölümü halinde, idari para cezalarının mirası reddetmemiş mirasçılarından takip edilip edilmeyeceği yönünde ayrıca bir hüküm bulunmaması nedeniyle, Anayasanın 38. maddesinde yer verilen "Cezaların Şahsiliği" ilkesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
20. maddesi gereğince, bu idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi icap etmektedir.
5510 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari para cezasının borçlusu olan gerçek kişi işverenin ölümü halinde, bu amme alacağının mirası reddetmemiş mirasçılarından takip edilip edilmeyeceği yönünde bir düzenleme bulunmadığından, kendisine idari para cezası uygulanan amme borçlusunun ölümü halinde, bu alacağın (borçlunun mirasçılarından takip edilmeksizin) tahsilinden vazgeçilmektedir. Zaman Aşımının Kesilmesi 6183 sayılı Kanunun 103. maddesinde, zaman aşımının hangi hallerde kesileceği belirtilmiştir. Kurum alacağı için zaman aşımı işlemeye başladıktan sonra bu maddede sıralanan işlemlerden en az birinin gerçekleşmesi durumunda, zaman aşımının kesilmesinde geçmiş olan süre ortadan kalkar ve kesilmenin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlar. Zaman aşımını kesen haller; ödeme, Haciz uygulanması, Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan tahsilat, Ödeme emri tebliği, Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumların mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, İhtilaflı amme alacaklarında yargı organlarınca bozma kararı verilmesi, Alacağın teminata bağlanması, Yargı organlarınca yürütmenin durdurulması kararı verilmesi, İki kamu idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresince borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile başvurulması, Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması zaman aşımını kesen haller olarak kabul edilmektedir.
Zaman aşımının; - Yargı organlarınca bozma kararı ile kesilmesi halinde, zaman aşımı süresi yeni vade gününün rastladığı, - Kurum alacağının teminata bağlanması nedeniyle kesilmesi halinde, zaman aşımı süresi teminatın kalktığı, - İcranın kaza (yargı) mercilerince ertelenmesi/yürütmenin durdurulması kararlarıyla kesilmesi halinde, zaman aşımı süresi durma süresinin sona erdiği, tarihi takip eden takvim yılı başından/günden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır Zaman Aşımının Durması (İşlememesi)
Zaman aşımının işlememesi halini düzenleyen 6183 sayılı Kanunun 104. maddesi “borçlunun yabancı bir memlekette bulunması, hileli iflas etmesi, terekesinin tasfiye edilmesi gibi hakkında icra takibi yapılmasına imkan bulunmayan hallerde, tahsil zaman aşımı işlemez. Sıralanan sebepler ortadan kalktıktan sonra, duran zaman aşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder. “ hükmünü içermektedir.
5510 sayılı Kanunun 91. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Prim borcunun ertelendiği sürede zaman aşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.” hükmü yer almıştır.
Zaman aşımı süresinin kesilmesi halinde, süre yeniden tayin edilmekte; buna karşın, zaman aşımı süresinin durması ya da prim borcunun ertelenmesi halinde yeni bir süre tayin edilmeyip, zaman aşımı süresinin durduğu tarih ile işlemeye devam ettiği tarih arasındaki süre, zaman aşımı süresinin hesaplanmasında dikkate alınmamaktadır.