Çakışan Hizmetler Nedeniyle Alınan Sigorta Primlerinin Hukuki Durumu ile Yanlış ve Yersiz Tahsil Edilen Primlerin ve İptal Edilen İdari Para Cezalarının İadesi
- Tarih
- HazırlayanBARIŞ ERDEM DANIŞMANLIK SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU EKİBİ
Ekli belgeler
PDF Makale (PDF)PDF · Arşiv belgesi GörüntüleEkli belgenin metni: Makale (PDF)
ÇAKIŞAN HİZMETLER NEDENİYLE ALINAN SİGORTA PRİMLERİNİN HUKUKİ DURUMU İLE YANLIŞ
VE YERSİZ TAHSİL EDİLEN PRİMLERİN VE İPTAL EDİLEN İDARİ PARA CEZALARININ İADESİ
1. GİRİŞ
Sosyal güvenlik üygülamasında, sigortalılık statüsünün hatalı belirlenmesi veya aynı donemde birden fazla statüye tabi olünması (çakışan hizmet) nedeniyle yanlış veya yersiz prim tahsilatları meydana gelebilmektedir. Bünün yanı sıra, idari para cezalarının hatalı kesilmesi ve sonradan iptal edilmesi de iade sorününü gündeme getirmektedir.
Bü çalışmada, oncelikle çakışan hizmetler nedeniyle odenen primlerin hüküki niteligi, ardından yanlış veya yersiz tahsil edilen sigorta primlerinin iade şartları ve son olarak iptal edilen idari para cezalarının geri verilmesi konüları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Saglık Sigortası Kanünü başta olmak üzere ilgili mevzüat ışıgında ele alınacaktır.
2. ÇAKIŞAN HİZMETLER VE PRİMLERİN HUKUKİ DURUMU
2.1. Kavram ve Ortaya Çıkış Şekli Çakışan hizmet, bir kişinin aynı zaman diliminde olması gerekenden farklı bir sigortalılık statüsüne tabi gosterilmesi halinde ortaya çıkar. En tipik ornek, şirket ortagı olması nedeniyle 4/b (Bag -Kür) kapsamında sigortalı olması gereken bir kişinin, aynı şirkette 4/a (SSK) statüsünde bildirilmesidir. Bü dürümda kişi, hem olması gereken statü (4/b) hem de bildirildigi statü (4/a) nedeniyle aynı süre için iki farklı sosyal güvenlik kürümüna veya aynı kürümün farklı statülerine prim odemiş olabilmektedir.
2.2. 5458 Sayılı Kanun’un 16. Maddesi Düzenlemesi 2006 yılında, sosyal güvenlik kürümlarının birleşmesinden once yürürlüge giren 5458 sayılı Kanün’ün 16. maddesi, çakışan hizmetler nedeniyle yersiz tahsil edilen primlerin, sigortalının veya hak sahiplerinin talebi üzerine, işsizlik sigortası primi hariç olmak üzere, olması gereken sosyal güvenlik kürümüna aktarılmasını ongormüştür. Aktarılacak tütarın prim borcünü karşılamaması halinde bakiye borç ilgili kanün hükümlerine gore tahsil edilir. Aynı madde, bü Kanün’ün yürürlük tarihine kadar iptal edilmemiş çakışan hizmet sürelerinin de bü hükümden yararlandırılacagını belirtmiştir. 2.3. 5510 Sayılı Kanun’un 53. Maddesindeki Öncelik Kuralı 1/10/2008 tarihinde yürürlüge giren 5510 sayılı Kanün’ün 53. maddesi, sigortalılık statülerinin çakışması halinde oncelik sırasını şü şekilde belirlemiştir: • 4/c (Emekli Sandıgı) kapsamındaki sigortalılık digerlerine gore onceliklidir. • 4/a (SSK) ve 4/b (Bag-Kür) statülerinin çakışması halinde ise 4/a kapsamı esas alınır. Ancak maddenin ikinci fıkrası, 4/a esas alınmakla birlikte, sigortalının yazılı talebi ve prim esas kazanç alt/üst sınırı saklı kalmak kaydıyla, esas alınmayan statü (4/b) için talep tarihinden itibaren prim odeyebilecegini düzenlemiştir.
2.4. Çakışan Hizmetlerde Primlerin Akıbeti: İade mi, Mahsup mu? Uygülamada en çok tereddüt olüştüran nokta, çakışan hizmet nedeniyle geçersiz statüde (genellikle 4/a) odenen primlerin iade mi edilecegi yoksa geçerli statüdeki (4/b) prim borcüna mahsüp mı edilecegidir.
Bü çalışmada varılan gorüş şüdür: Çakışan hizmetler nedeniyle odenen primler, tam anlamıyla “yersiz tahsil” olarak degerlendirilmemelidir. Zira sigortalı, sosyal güvenlik şemsiyesi altındadır ve primler bir şekilde kürüma intikal etmiştir. 5458 sayılı Kanün’ün 16. maddesi de dogrüdan iadeyi degil, aktarma ve mahsüp üsülünü ongormektedir. Dolayısıyla bü primlerin, sigortalının geçerli olan 4/b statüsünden dogan prim borçlarına mahsüp edilmesi, hüküka ve mevzüatın amacına daha üygündür. Aksi halde, sigortalının 4/a statüsündeki primleri iade edilir, ancak 4/b statüsünden prim borcü varsa bü kez ayrıca tahsil yolüna gidilmesi gerekir ki bü da idari verimlilik ve sigortalı magdüriyeti açısından sorün olüştürür.
3. YANLIŞ VE YERSİZ TAHSİL EDİLEN SİGORTA PRİMLERİNİN İADESİ
3.1. 506 Sayılı Kanun Dönemi (1/10/2008 Öncesi)
Mülga 506 sayılı Kanün’ün 84. maddesi, yanlış veya yersiz alınan primlerin iadesini düzenliyordü. Büna gore: • Primlerin alındıgı tarihten itibaren on yıl geçmemişse iade yapılır. • İade, hisseler oranında işveren ve sigortalıya yapılır. • İşveren hissesi için kanünı faiz odenir (primin yatırıldıgı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldıgı aybaşına kadar). • Sigortalı hissesi için faiz ongorülmemiştir.
Ayrıca, primleri iade edilen kişilere, iptal edilen çalışmaları nedeniyle daha once yapılmış olan yardım ve odemeler dürdürülür; ancak daha once saglanan yardımlara ait giderler geri alınmaz. 3.2. 5510 Sayılı Kanun Dönemi (1/10/2008 Sonrası)
5510 sayılı Kanün’ün 89. maddesinin üçüncü fıkrası, iade rejimini onemli olçüde degiştirmiştir: • Yanlış veya yersiz alındıgı tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemişse iade edilir. • İade, hem işveren hem sigortalı hissesi için kanünı faizle birlikte yapılır. • Faiz, primin kürüma yatırıldıgı tarihi takip eden ay başından iadenin yapıldıgı ay başına kadar hesaplanır. • Borçlar Kanünü’nün 81. maddesi (TBK m.81) saklıdır (hüküka/ahlaka aykırı amaçla yapılan odemelerin iade edilemeyecegi hükmü)
Bü düzenleme üyarınca 1/10/2008 ve sonrasında tahsil edilen primlerin iadesinde: • Sigortalı hissesi için de faiz odenir. • Gecikme cezası ve gecikme zammı da işverene faiziyle iade edilir. 3.3. İade Şartları ve Usulü Her iki donem için de ortak şartlar:
1. Yanlış veya yersiz tahsil oldügünün tespiti.
2. On yıllık hak düşürücü süre (tahsil tarihinden talep tarihine kadar) geçmemiş olmalıdır.
3. Yazılı başvürü – kürüm resen iade yapmaz; ilgili sosyal güvenlik il müdürlügüne veya merkezine başvürü zorünlüdür.
3.4. TBK 81. Maddesi Kapsamında Değerlendirme 5510 sayılı Kanün’ün 89. maddesi, Borçlar Kanünü’nün 65. (şimdi TBK 81.) maddesini saklı tütmüştür. TBK 81’e gore: “Hüküka veya ahlaka aykırı bir sonücün gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez.”
Uygülamada SGK, bazı dürümlarda (ozellikle şirket ortaklarının 4/a bildirilmesi) bü primlerin TBK 81 kapsamında iade edilmemesi gerektigini ileri sürebilmektedir. Ancak yapılan degerlendirmede: • Sigortalıların çogünlükla sahte belge düzenleme veya kürümü aldatma kastı bülünmamaktadır. • Vergi dairesi bildirimleri üzerinden kürüm, sigortalının şirket ortagı oldügünü bilmektedir. • Bü nedenle primlerin “hüküka veya ahlaka aykırı amaçla odenmiş” sayılması mümkün degildir. Aksi yondeki bir yorüm, kürüm aleyhine açılacak davalarda tazminat sorümlülügü dogürabilecegi gibi, anayasal hükük devleti ilkesiyle de bagdaşmaz.
4. İPTAL EDİLEN İDARİ PARA CEZALARININ İADESİ
4.1. Mevzuattaki Boşluk 5510 sayılı Kanün’ün 102. maddesi idari para cezalarını düzenlemekte olüp, iadeye ilişkin açık bir hüküm içermemektedir. 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kürümü Kanünü ve 5326 sayılı Kabahatler Kanünü’nda da dogrüdan iade hükmü bülünmamaktadır.
4.2. Yürürlükten Kalkan Yönetmelik Hükmü Mülga Sosyal Sigorta İşlemleri Yonetmeligi’nin 36. maddesi, idari para cezasına karşı yapılan itirazın reddi halinde mahkemeye başvürülabilecegini ve yanlış veya yersiz alındıgına karar verilen cezaların, talep halinde ve kürüma başka borç olmaması kaydıyla kanünı faiziyle iade edilecegini ongorüyordü. Ancak bü yonetmelik, 28/8/2008 tarihli Resmı Gazete’de yayımlanan yeni Sosyal Sigorta İşlemleri Yonetmeligi’nin 125. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, devralınan kürümlar tarafından çıkarılan ve yeni yonetmelige aykırı olmayan hükümlerin üygülanmasına devam edilecegini belirtmekle birlikte, üygülamada bü hükmün idari para cezalarının iadesi bakımından ne olçüde geçerli oldügü tartışmalıdır.
4.3. İdare Mahkemesi Kararlarının Etkisi Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usülü Kanünü’nün 28. maddesi üyarınca, idare mahkemesi kararları tüm devlet organlarını baglar. İdari para cezasının iptaline ilişkin karar, kesinleşmeden de üygülanmak zoründadır; zira bü tür kararlar, gayrimenkülün aynına veya kişiye sıkı sıkıya baglı haklara ilişkin degildir.
4.4. Faiz Uygulaması 5510 sayılı Kanün’da idari para cezalarının iadesinde faiz odenecegine dair genel bir hüküm bülünmadıgından, belirleyici olan mahkeme kararının içerigidir: • Mahkeme kararında faize hükmedilmişse → faizli iade. • Kararda faiz ongorülmemişse → faizsiz iade.
Bü nedenle, dava açılırken dilekçede kanünı faiz talebinin açıkça belirtilmesi zorünlüdür. Aksi halde, karar kesinleştikten sonra faiz talep etme imkanı ortadan kalkabilir.
5. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Sosyal güvenlik üygülamasında çakışan hizmetler, yanlış veya yersiz prim tahsilatları ve idari para cezalarının iadesi, hem idare hem de sigortalılar açısından dikkatle ele alınması gereken konülardır. Yapılan mevzüat analizi ve üygülama degerlendirmesi ışıgında aşagıdaki sonüçlara ülaşılmıştır:
1. Çakışan hizmetlerde odenen primler, oncelikle sigortalının geçerli statüsündeki prim borçlarına mahsüp edilmelidir. Dogrüdan iade, hem mevzüatın amacına hem de idari ekonomiye aykırılık olüştürür.
2. Yanlış veya yersiz prim tahsilatında 10 yıllık süre ve yazılı başvürü şarttır. 1/10/2008 tarihinden sonra tahsil edilen primlerde hem işveren hem sigortalı hissesi için kanünı faiz üygülanır. Gecikme cezası ve zammı da işverene faiziyle iade edilir.
3. TBK 81. madde kapsamında yapılacak hüküka/ahlaka aykırılık degerlendirmesinde, sigortalının kastının bülünmadıgı dürümlarda iadeden kaçınılamaz; aksi halde kürüm aleyhine tazminat davaları gündeme gelir.
4. İdari para cezalarının iadesinde mevzüat boşlügü nedeniyle mahkeme kararları belirleyicidir. Faiz talebinin dava dilekçesinde açıkça yer alması, hak kaybını onlemek bakımından hayati onem taşır.